DA VİNCİ’NİN KUŞLARI By: Kenan Kalaycıoğlu Date: March 30, 2010, 12:42:56 PM
DA VİNCİ’NİN KUŞLARI
Bayılırım…Bayılırım anlatılarına Aisopos’un, Beydeba’nın La Fontaine’in , Aristofanes’in…İnsanı anlatırlar insandan çok çok daha ilkel olan yaratıklarla.
İnsanı, insan olamayacak olanla anlatmak…Yazık!
İnsanı sivrisinekle anlatmak.Eşeği örnek göstererek insanı anlatmak.Ya da tilkiyi, kertenkeleyi…
Onlarcasını.Başkaları da var elbette.Meşe ağacı, rüzgar…
Aşk olsun, anlatılandan alacağını alabilene…
Sizce Baykuş mudur daha kuş, yoksa Ardıç Kuşu mu? Söylemeyiniz.Bir yargınız vardır elbette kendinizce ama, söylemeyiniz.Saklayınız kendinize…
Baykuş’un acımasız bir avcı tarafından yakalandığını görmüş Ardıç Kuşları.
-Yaşasın!...
-Kurtulduk!...
-Artık bizi korkutamaz Baykuş! Dilediğimizce yaşayacağız artık…Bir sevinçtir, bir şenliktir gidiyor Ardıç Kuşlarında ki sormayın…
Sakın siz, kimi insanları Ardıç Kuşu yerinde, kimilerini Baykuş düşünmeyin(!)
Dünya işlerindeyken Ardıç Kuşları, gidip bir akşam hapisteki Baykuş’un durumuna bakalım diye düşünmüşler.Kararlaştırmışlar.Yanaşmışlar hapishanedeki Baykuşa, aralarındaki demir parmaklığın elverdiğince.
Kuşların “Bay”ının boynu bükük…Sessiz…
Yaşam kaliteleri bir ardıçta yaşamayı bile aşamamış Ardıç Kuşları kendilerince onurlu, gururlu,neşeli…
Oysa, bambaşka bir amacı vardı Baykuş’u yakalayan acımasız avcının.Ardıç kuşlarının bilmediği, hiçbir zaman da bilemeyeceği bir amacı…
Asıl amacı, Ardıç Kuşlarını yakalamakmış acımasız, avcının.
Aman ha! Sakın ha! Ne Baykuş’u ne Ardıç Kuşlarını “insan” diye düşünmeyin(!) Şimdilik.Sonrasını bekleyiniz anlatının.
Baykuş, işbirliğine girişmiş hemen acımasız avcı ile.(Kim bilir, emperyalizm gelir şimdi felsefesi çatlak olanların çatlamamış us(akıl) una...)
Acımasız avcı, bir bacağından bağlamış Baykuş’u tüneğin bir ucuna.Meraklı meraklı Ardıç Kuşları, Baykuş’un düştüğü durumları görüp de gülmek için, gülüp neşelenmek için uçuşarak gelmişler çevredeki ağaçlara.
Hay gelmez olaydılar!...
Meğer, ziftli ökseler doldurmuş çevredeki ağaçlara acımasız avcı.Onlarca ziftli ökse.Onlarca yapışkan.
Yapışıp yapışıp kalmış çevredeki ağaçlara yerleştirilmiş ziftli ökselere Ardıç Kuşları.Acımasız avcının acımasız ökselerine.Yapışan, yapışmış kalmış.
Uyarmıştık.Sakın, insan olduklarını sanmayın siz Ardıç Kuşları’nın da, Baykuş’un da…
İlk paragrafımız mı ? Yok sayınız canım! Yalan sayınız! Siz, yalan söyleyen yazar görmediniz mi? Okumadınız mı hiç yalan yazan yazar?..
Anlatının sonucunun nereye vardığını merak ettiğinizi biz de duyumluyoruz elbette. İnsan her yerde insan çünkü. İnsan, her zaman insan çünkü. Ezelden ebede değin.
Bir eksiği ile yalnız. İnsan, yaşadığından / yaşanandan ders çıkarmalı. Çıkardığı dersi, uygulamalı yaşamında.Uygulamalı ki, ne Baykuş olsun kalan yaşamında ne Ardıç Kuşu …
Sonuç:
Anlatının sonucu Leonardo da Vinci’nin o güzel anlatısının sonucu:
Baykuş özgürlüğünü yitirmiş ama, Ardıç Kuşları canlarını yitirmişler… Yaşamlarını…
Sakın ha! Ne ardıcın kuşudur insan, ne de bay’ların. Siz, tersini mi düşünüyorsunuz? Olabilir…
İyi düşünerek, iyi yaşamalar…