KÖPEKLER By: Kenan Kalaycıoğlu Date: March 30, 2010, 12:49:49 PM
KÖPEKLER
Açgözlüdür…Pistir…Saldırgandır…Kuduz taşıyıcısıdır…Sayalım mı daha ? Yooo! Dahası yalan olur, uydurma olur.Haksızlık olur.
Dosttur ama aynı zamanda.İyi bir dosttur.Sadık bir dosttur.Kimse söz söyleyemez bağlılığına da koruyuculuğuna da.
Kimden söz ettiğimizi söylemedik değil mi?
Anladınız ama.Anladınız elbette.
Köpekten…Sadık dostumuz olan köpekten, düşmanımız olan kuduz köpekten söz ediyoruz.Söz edeceğiz.
Siz hangi yanındasınız bu işin? Dostunuz mudur, düşmanınız mıdır sizin bu hayvan? Biz mi ? Bizim düşüncemiz sıfır noktasında.Ne o yana, ne bu yana.Sıfır noktasındayız biz.Sıfır noktamızda ki yargımız da şudur köpek konusunda.
Köpeğe haksızlık ediyoruz…Kimi hayvanlara yaptığımız gibi, köpeğe de haksızlık ediyoruz.
-İt’in teki!...
-Köpek!
-Köpeğin biri! demiyor mu kimi insanlara kimileri.
Oysa…Ne köpekler var ne köpekler! Ne insanları çıkarırlar ceplerinden, en en aç zamanlarında bile.
Ahmet Haşim’i dinleyelim.Hani şu, Merdiven şiiri ile, insan yaşamını anlatan Haşim’i:
“Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
Ve bir zaman bakacaksa semaya ağlayarak…”
“Kırklareli dolaylarındaydım.Karakaçanlar’da öğle yemeğinde.Karakaçanlar, sürüleri ile dağ dağ dolaşan göçebe çobanlardır.”Size prenslerimizi gösterelim” dediler. Henüz süt emen köpek yavrularını annelerinden ayırıp getirdiler.Dediler ki, bizim topumuz tüfeğimiz köpeklerimizdir.Her köpek, bizim için yeni kazanılan bir güçtür.
-Köpeklerinize ne yedirirsiniz?
-Sütten kesildikten sonra köpeklerimiz, kuru ekmekten başka bir şey bilmezler ölünceye değin.Kimi zaman bir köpek kuzularla oynaşırken, dişlerinin arasında kalır körpe bir kulak.Bu dakikadan sonra artık köpek etin ve kanın tadını almış, masum ruhu artık canavar ruhu durumuna gelmiştir…Başlangıçta bizim bu durumdan haberimiz olmaz.Ama her gün sürüden bir koyunun eksildiğini görünce, köpeklerden birin azdığını, kurt olduğunu anlarız.Gözetlemeye başlarız ve kurtlaşan kepeği öldürürüz…Çünkü; eti ve kanı tadan (köpek,it) artık kuru ekmeğe dönemez…”
Elbette öyledir!...Dönmüyor işte…
Kimilerinin yaradılışı böyle, yaradılışı…
Sorunuz, yeniden:
-Siz, hangi yanındasınız köpeğin? Köpek sizin hangi yanınızda? Notunuz, notunuz ne köpek için?
İnsanlar insanları “Köpek!... İt!... İtoğlu!...” diye çağırıyor kimi zaman.Çağırsınlar mı, desinler mi?
Sizin yargınız size, bizimki bize.Geliniz gene Ahmet Haşim’den alalım yanıtı.Hani şu, Sembolizm Akımının bizdeki temsilcisi Haşim’den.Yüzünün resmini şu sözcüklerle çizen Ahmet Haşim’den.
“Ürkerim kendi hayalatımdan,
Sanki kandır, şakağımdan akıyor.
Bana güya ki içimden bakıyor…”
Köpekle ilgili öyküde diyor ki Haşim: “Bu öyküden sonra, ancak mahrumiyet pahasına erdem sahibi olan böyle bir hayvanın adını küfür gibi kullanan halk bilgeliğinin aldanmış olmayacağını anlattım…”
Kırklareli dolaylarında Karakaçanlar’a.