Arşiv Anasayfa "Y" Harfi İle Başlayan Yazılar
Sayfalar: 1
YALANIN GÜCÜ By: Kenan Kalaycıoğlu Date: April 01, 2010, 10:02:27 AM
                          YALANIN  GÜCÜ   
         
         Dört kahramanı var masalımızın. Dört kahramanının, dördü de birbirinden baskın. Biri var ki ama…
         Ateş… Su… Gerçek… Yalan… kahramanlarımızın adları.Şimdi siz, bildiğiniz özellikleri ile değerlendirmeye aldınız bile bunları, bu kahramanları.
         Bilge Kağan bile,
       “Ben, milletimi ateşle su kılmadım!...” demiş yüz yıllar önce. Oysa gelenek aynı gelenektir, sürer gider. Ateş, suyun düşmanıdır. Kaynatır, buharlaştırır, yok eder. Su da ateşin düşmanıdır. Söndürür…
        Hadi anlatalım yalanla gerçeğin yaşadıklarını.
        Ava çıkmışlar günün birinde. Afrika ormanlarında avlanmaya. Masal da  Afrika maslı ya …
        Sığır sürüsü ile karşılaşmış, görünüşte biribirlerine saygılı-sevgili olan bu dört kahraman.
      -Sığırları eşit olarak paylaşalım. En hakça olanı bu. demiş Gerçek ama. Su ile Ateş olumlu karşılamış bu öneriyi.Yalan da ses çıkarmamış ama, “Ayağıma yer edeyim, size neler neler edeyim …” politikasını tasarlıyormuş içinden.
      Unutmayınız!... İnsan her yerde ve her zaman insan…
      Yolcular yollarınca ilerlerken, Su’ ya demiş ki usulca usulca Yalan :
    -Sen Ateş’ten güçlüsün. Ateş’i ortadan kaldırırsan daha çok pay düşer kalanlara.
     Su inanmış.”Su akıllı” demezler mi kimi kızlara geleneğimizde . İyi armut gibi, ayılara yem olan güzel kızlara …
         Bir azmış, bir azgınlaşmış ki Su, söndürüvermiş  Ateş’i .
        Yalan da Gerçek’e fısır fısır fısıldıyormuş :
       -Gördün mü… Su Ateş’i söndürdü, üçümüzün payı arttı. Sığır sürüsünü dağın doruğuna sürelim. Su dağın doruğuna çıkamaz, bizim payımız artar.
         İnsan işte… Ne karnının doyduğu görülmüştür ne de gözünün.
         Su, Fuzuli’nin dediği gibi,“Sevgilisine kavuşmak için başını taşlara vura vura gider…” İniş aşağı ama.
         Dağın doruğunda sürünün yanında Gerçek,
       -Senin hizmetkarın olmayacağım!... Olmayacağım! diye çıkışmış Yalan’a .
         Kendisine danışılmak üzere Rüzgar’ı çağırmış ikisi de. Güçlünün, efendinin hangisi olduğunu belirlemesi için. Rüzgar, güçsüz düşmüş us(akıl)yürütme bakımından. Karar verememiş. Esmiiiiş… esmiiiiş… Dünyayı dolaşmış da sormuş insanlara:
       -Yalan, bir sözle yok eder Gerçek’i. demiş kimi insanlar. Kimileri de,
        -Karanlıkta yanan bir mum gibidir Gerçek. demiş.
  Yola çıktığı dağın doruğuna dönmüş, dünyayı dolaşıp gelen Rüzgar. Demiş ki,
      -Yalan’ın çok çok güçlü olduğunu gördüm. Ama Yalan’ın hükmü, Gerçek’in duyulmaya çalışmaktan vazgeçtiği yerlerde geçer ancak…
      Gördünüz işte. Gün o gündür, gün bu gündür, bu iş böyle sürer gider. Gidiyor… gidecek ….
      Metin Münir diyor ki : “Artık yalanın hükmünün geçmemesi için ne yapılması gerektiğini bilmiyorum.” diyemezsiniz.Diyemezsiniz…