Arşiv Anasayfa "E" Harfi İle Başlayan Yazılar
Sayfalar: 1
EDER İLE DEĞER By: Kenan Kalaycıoğlu Date: April 08, 2010, 09:15:12 AM
                             EDER İLE DEĞER

          Kimi zaman bilerek, kimi zaman da öylesine, “Şey” diye adlandırırız varlıkları. Sizin de öyle adlandırdığınız olmuştur. Belki de o “şey”in adını bir anda anımsayamadığınız için. “Şey’i bana verir misin…”
         “Şey’in şey’ine sözü getirebilmek için, siz de gördünüz ki çok söz ettik “şey” üstüne. Şey’in hem ederi üstüne sözümüz hem de değeri üstüne.
           Eder, fiyat demek. Fiyat sözcüğünün yerine kullanılıyor olması çok güzel. Değer sözcüğünün gerek var mı anlamını söylemeye. Ne, kime en çok gerekli ise onun için değerlidir.
          “Az bulunan şey değerlidir… Kör at da az bulunur.( Kim saklar ki kapısında…) öyleyse, kör at da değerlidir. Yutturmacasına kapılıp da zokayı yutmamak gerek ama. Atalarımızın zoka yutma geleneğini sürdürmüş oluruz yoksa.
           Bir anlatı.
           Anlağınızı tadlandırmak için.
           Ünlü sanat merkezlerinden birinde Avrupa’nın, bir tablo görür çocuğun biri. Beğenir, hoşlanır tablodan. Beğenir ama, çok yüksektir tablonun bedeli.                 
           Gelecek yıl, ağabeyinin yaş gününe değin satılmazsa bu tablo, satın alarak ağabeyine doğum günü için armağan etmeyi düşünür çocuk. Bu düşünce ile iş arar çocuk, bulur ve çalışmaya başlar.
           İster “Git!” deyin ister “Gel!” deyin zamana, bildiğini okuyor o. Geçivermiş bir yıl. Biriktirebildiği para ile, tablonun sergilendiği mağazaya gitmiş çocuk. Bir yıldır satılıp satılmadığını izlediği o çok beğendiği tabloyu satın almak için. Sormuş, aramış bulmuş tabloyu yapan sanatçıyı.
          -   Çok beğendiğim bu tablonuzu, ağabeyime yaş günü armağanı olarak almak istiyorum bir yıldır. Ama bir yıldır biriktirdiğim tüm param bu…
            Ressam düşünür… düşünür… Tabloyu paketler ve çocuğa satar. Tabloyu alıp çıkarken, bir yıldır erişmeye çalıştığı o beğendiği tabloyu edinmiştir artık.
            Ressamın birkaç arkadaşı da izlemektedirler olanı biteni. Dinlemektedirler konuşulanları. Arkadaşları, ressama :
          -Sen ne yaptın!... O tablonun bedeli milyonlar ederdi. Neden böylesi küçük bir rakama sattın onu! diye çıkışırlar şaşkın şaşkın.
           Ressam anlatır. Sakindir.
          -Evet, doğru söylüyorsunuz. O tabloya bedel olarak, eder olarak milyonlar verecek kişi bulabilirdim. Ama, bütün servetini o tabloya verebilecek kaç kişi bulabilirdim ki!...
           Eder ve değer… Gerisi size kalmış…
           Not : Anlatı, Bütün Dünya’dan alınmıştır.