HERKESİN BİR İŞİ VAR By: Kenan Kalaycıoğlu Date: April 09, 2010, 09:23:34 AM
HERKESİN BİR İŞİ VAR
“Herkesin bir derdi var, durur içerisinde”mi diyor Kuzeyin Oğlu Volkan Konak.Bizce de öyle.Biz de herkesin derdi olduğunu bilenlerdeniz.
Ama, sanki “Herkesin bir işi var.”gibi miydi türkünün aslı da, sonradan değiştirildi? Değişim… Varlığın kaçınılmaz durumu sizin de bildiğiniz gibi. Değişim…
Kimi düşünce insanlarının,
“Sen düşünüp, yorulma,Biz senin yerine de düşünürüz. Dediğimizi yap yeter…” dediklerini söylüyorlar kimi insanlara.Olabilir.Öyle sözler söylemek de onların işi.Dinlemek, ama hep dinlemek de birilerinin işi…İşte biz de bu yüzden böyle koyduk şapkamızı:
Herkesin bir işi var…
Kızılderili, nüfus memuruna kimliğini uzatırken,
-Adımı değiştirmek istiyorum.dedi.
-Adınız ne bayım?
-Adım: Bulutların arasından süzülürken ansızın yere çakılan muhteşem kartal…
-Nüfus memuru daha da meraklandı.
-Peki, ne olarak değiştirmek istiyorsunuz adınızı?
-Pat…
Durum gördüğümüz gibi işte.Kiminin öyle, kiminin böyle işi…
Ya sizin işiniz ne?
Şu anlatıdaki insana bir bakınız.Bakınız da kendinize…
Bir dağ başında oturuyordu, orta yaşlı çift.Günlük gazeteleri okumaktı en büyük zevki erkeğin.Ama çok tembeldi.Dağın dibindeki bakkala gazete almaya gitmiyor, eşini gönderiyordu hep.Kadıncağız bunalmıştı. Bir gün, bir gidişinde yedi gazete birden aldı kadın.Kocasının göremeyeceği bir yere sakladığı gazetelerden her gün bir tane veriyordu kocasına.
Hafta sonu akşama doğru, okuduğu gazeteden başını kaldıran adam.
-Şu dünyada ne ahmak insanlar var hanım! Yedi gündür aynı adam, aynı yerdeki ağaca çarpıyor aynı arabasını…
Yazımızın şapkasının rengini mi unuttunuz yoksa siz…Zararı yok, söyleyelim.Herkesin bir işi var…
Sizin de…
Bu iş, uzaklardan.Fransa’dan.
Fransa Kralı IV. Henry ölünce, Devlet Adamı Sully, saraydan ayrılmıştı.
Yıllar sonra Kral 13.Louis, düşüncelerinden yararlanmak için Devlet Adamı Sully’i saraya çağırttı.
Kralın yalakaları dalkavukları, alaya almışlardı.Sully’i giyiminden ve davranışlarından dolayı.Sully sinirlendi ve Kral’a:
-Sayın Kral’ım ! Görüşlerimi almak üzere babanız beni saraya çağırdığında, çok doğru bir yöntem uygulardı.Kral’ın yalakalarına bakarak:
-Soytarıları, yalakaları başka bir odaya yollar, görüşlerimi ondan sonra dinlerdi…
Eveeet…Herkesin bir işi var, herkesin bir yoğurt yeyişi var…
Ya sizin?...
Her yoğurdun da bir yiğidi yiyip bitirişi var ama.Unutmayınız…Unutmasınlar…
Matematikçi her cuma akşam üstü bir bara uğrar, oturur, yandaki boş taburede bir kızın oturduğunu varsayarak, birlikte içme önerisi yaparmış kıza.
Barmen bir türlü çözümleyememiş matematikçinin bu davranışını.Sevgililer Günü’nde de aynı davranışı sergileyince matematikçi, barmen sormuş:
-Yanındaki taburede kimsenin olmadığını biliyorsunuz da neden böyle ısrarcı davranıyorsunuz?...
Matematiksel bir yanıt vermiş matematikçi:
-Kuantum fiziğine göre boşluk hiçbir zaman gerçek bir boşluk değildir.Görünmeyen parçacıklar bir araya gelebildiği gibi, görünenler de bir anda yok olabilir.Hiçbir zaman göremediğimiz bu parçacıkların bir araya gelip, bir anda kızın karşımda oturabileceğini varsayabiliriz.
Barmen gülümseyerek,
- Çok ilginç ! Ama, buraya oturup bekleyene değin, her akşamüstü buraya gelen ve arkada, yalnız başına sizi izleyen şu genç hanıma niçin birlikte içki içmeyi önermiyorsunuz.Belki de size “Evet !” diyecektir.
Matematikçi:
-Haklı olabilirsiniz ama, onun “Evet” deme olasılığı ne kadar?
Kiminin işi aritmetik…
Kiminin işi matematik…
Demiştik ya, herkesin bir işi var canım!...
İşsizliğin kol gezdiği, insanları olmaz işler yapmaya yönelttiği böyle günlerde, yazımıza böyle bir başlık koyduğumuzdan ötürü lütfen bağışlayınız.
Eeeee, bizim işimiz de bu…