EŞEĞİN EŞŞEKLİĞİ DERSİ By: Kenan Kalaycıoğlu Date: April 26, 2010, 01:25:47 PM
Tuzu değersiz, çok değersiz görenler de yargılarında yanılmışlardır, eşeği eşşek görenler de. İkisi de, ikisi de çok çok değerlidirler “değer” in değerini bilenlerin gözünde.
Tuzun kutsallığı bile vardır insanoğlunun gönlünde. “Bana, dünyanın en tatlı yiyeceğini getirin!” diyen baba, bal getireni sevmiş, şeker getireni sıvazlamış ama… Tuz getirdiği için kovduğu küçük oğlu, bitişik ülkede beyliğini ilan edip de komşu ülkenin padişahı babasını yemeğe çağırınca… Tuzsuz yemekleri beğenmeyen baba padişaha,
-Demek ki dünyanın tadını veren tuzmuş baba!.. demiş oğul padişah.
Masal işte. Kimine yalan, kimine yalan dolan. Koy kulağına da biraz oyalan.
İnsanlar da kandırıyorlar birbirlerini. Hastalıkta ve sağlıkta, iyi günde kötü günde… diyorlar ama evlenirken. Sen olmazsan ölürüm… diyorlar ama…
İnsanlar kandırıyorlar birbirlerini.
Kimi zaman da kendi kendilerini.
O sözünü ettiğimiz tuzun üretimi kolaylaştı da ucuz olduğu ondandır. Ondandır az önemli görüldüğü.
Zamanın birinde, deniz kıyısında ucuz tuz satıldığını duymuş seyyar satıcı. Almış eşeğini, yollanmış deniz kıyısına, ucuz tuz alabilmek için.
Çuval çuval ucuz tuz satın alıp, yüklemiş eşeğine seyyar satıcı. Gele gele, bir köprüye gelmiş eşeği ile. Durmak yok… Dinlenmek yok… Yorulan eşek tökezlemiş ve yuvarlanıvermiş şarıl şarıl akan ırmağa. Tuzlar erimiş, karışıp gitmiş ırmağın sularına.
Satıcı çok kızmış ama. Siz olsanız ne yapardınız sanki. Yolunun kalan bölümünü bomboş ve rahat rahat yürümüş gitmiş eşek.
Ertesi gün. Satıcı yine iner deniz kıyısına, yine tuz dolu çuvalları yükler eşeğine. Gele gele, ırmak üzerinde ki aynı köprüye gelince, bu kez bilerek kendisini suya atar eşşek efendi… Yolun kalan bölümünü yine şen şakrak dinlek yürür gider eşşek efendi.
Seyyar satıcı, eşeğin bu oyununun ayırdına varır. Anlar eşeğinin ne yaptığını.
Üçüncü kez yine deniz kenarına sürer eşeğini seyyar satıcı. Siz, seyyar satıcının yine tuz yüklediğini sanırsınız eşeğine. Siz öyle sanınız.
“Kısacık bir ara… Birazdan…” gibi deyimleri kazıdılar ya beyinlerimize renkli camlar. Televizyonlar canım, televizyonlar! Bir söz de bizden olsun, bir ara söz niyetine.
Kimi insanları her zaman kandırabilirsiniz. Kimi insanlar daha sağlam oldukları için, ancak zaman zaman kandırabilirsiniz onları. Ama inanınız, inanınız ki her insanı her zaman kandıramazsınız… Kandıramazsınız… Denemeye kalkmayınız sakın!..
Seyyar satıcı mı…
Sünger yüklemiş bu kez eşeğine, sünger. Köprüye yanaşınca, eşşeklik yapmaya alışmış olan eşek, yine suya bırakır kendini. Belli ki, yolun kalan bölümünü yine şen şakrak rahat yürümeyi düşünerek.
Tuz ile sünger bir olur mu hiç! Emdikçe emer suyu sünger ve arttıkça artar ağırlığı…
Eşek efendi, uğurlar ola…
Not: Aisopos (Ezop) insanlar için yazma(!)mıştır bu anlatıyı…