ÇIT YOK By: Kenan Kalaycıoğlu Date: May 18, 2010, 01:46:34 PM
Güncel olan tartışmalarımız, atışmalarımız, yarışmalarımız… bir yana, “yılda bir kez güncel” saydığımız üzerine konuşalım bu kez de.
Atatürk ve Türk Gençliği…
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı günlerindeyiz ya…
Ülkeyi de insan onuruna en uygun yönetim biçimi olan “Demokrasi İle Donatılmış Cumhuriyet”i de Türk Gençliği’ne emanet etti Atatürk. Kirlenmemiş yüreklere.
Peki ama yeterince ve gereğince donatıldı mı Cumhuriyetimiz demokrasi ile.
Gençlerimizin günceli olan bir konudan söz etmek istiyoruz. Mithat Paşa’dan ve Sultan Abdülhamit Han’dan.
Marmara Denizi’nde bir gemiye bindirilir Mithat Paşa. Paşa’nın bindirildiği gemi yola çıkar ama, Marmara Denizi dışına çıkamaz bir türlü. Çıkarılmaz. Kızkulesi önlerine gelir Mithat Paşa’yı taşıyan gemi. Demir atar. Kırksekiz saat boyunca da demirli durur Kızkulesi önlerinde.
Sosyal gelişimi sıfır düzeyine bile çıkamamış öğrenciyi bir köşeye diker ya, aynı düzeydeki öğretmeni. Ve bir türlü akıl edip de soramaz ya saatlerce orada unutulmuş garibin;
-Öğretmenim! Beni neden saatlerdir burada bekletiyorsunuz?...
Kızkulesi önlerinde demirli duran geminin durumu da, işte bu öğretmen – öğrenci durumu üzre. Bir kimsecik bile düşünmez, sormaz bu beklemenin nedenini.
Mithat Paşa suçludur Padişah Abdülhamit’in gözünde, düşüncesinde. Bu suçluluğundan ötürü de sonsuz bir yolculuğa, dönüşü olmayan bir yolculuğa çıkarılmıştır Sultan Abdülhamit’in buyruğunca… Durum böyledir ama Marmara’dan da çıkamamaktadır bir türlü Mithat Paşa’yı taşıyan gemi. Peki ama neden…
Kim ne yapacak?... sorusu ile halkı test etmek için. Duyanlara, görenlere ders vermek için…
Yolcu yolunca yürüsün, suçlu suçunca suçlansın ama, Mithat Paşa’nın suçu nedir acaba? Edebiyatımızda mührü olan Ahmet Mithat Efendi bile yazıları ile Sultan Abdülhamit’i desteklediğine göre bu konuda… Suçu neydi acaba Mithat Paşa’nın ki, ölüm yolculuğuna çıkarılmıştı Marmara’da…
Mithat Paşa… Hani yabandan yabana atıp da sonradan,
-Bu işi en iyi bilenlerdensin… Hadi gel de bir Anayasa yap bize! dedikleri…
Mithat Paşa, Anayasa ile yönetilmeyi istiyordu. Anayasa’nın uygulanmasını istiyordu. Tek ve bütün suçu, Anayasa’dan yana olmaktı…
Halkının Anayasa ile yönetilmesini isteyen Mithat Paşa’nın bu suç (!)undan ötürü ölüme gönderilişine hiç mi hiç sesi çıkmıyordu halkın.
Hay insan!... Hay insanlık!....
Birkaç meraklı, geminin dibi mi delindi, kazanı mı patladı, makinesi mi bozuldu türünden sorularına yanıt alabilmek için sokulmuşlar Sultan Abdülhamit’e.
Osmanlı padişahlarının en işkillisi, en kurnazı olan Sultan Abdülhamit, şu yanıtı vermiş soranlara:
-Mithat Paşa’nın, uğruna kendini feda ettiği millet, bakalım Mithat Paşa için ne yapacak…
Mithat Paşa’yı kurtarmaya çalışacak mı? diye merak ettim de bunu anlamak için gemiyi kırksekiz saat beklettim Kızkulesi önünde…
Mithat Paşa öldürüldü… Çıt yok…
Mustafa Kemal’i de ölüme mahkum eden fetvaya çıt yoktu…