Arşiv Anasayfa "K" Harfi İle Başlayan Yazılar
Sayfalar: 1
KRALIN YENİSİ By: Kenan Kalaycıoğlu Date: June 02, 2010, 11:18:17 AM
                        KRALIN  YENİSİ

           Kimi “tos” ludur bunların, kimi de “kur” ludur ama, varsın olsun canım. Hiçbir sakıncası da yoktur kimilerince.
           İnsan için de öyle değil mi sanki…
           İnsan çeşit çeşit, yol çeşit çeşit…
          “Bağa”lı olanlardan söz ettiğimizi anlamış olmalısınız. Tosbağa… Kurbağa…
           Paylaşalım mı. tosbağa sizin olsun da kurbağa bizim. Kurbağalardan söz edeceğiz çünkü.
           Vırrrak vırrrak!..
           Canım insanoğlu! Küçümsediğin, aşağılamak istediğin insanları, kendinden aşağı gördüğün hayvanlarla anlatırsın. O ne kurttur o… Eşşeğin tekidir o… Onda ne domuzluklar var, ne domuzluklar…
           Canım insanoğlu! Hem böylesin, hem de hayvanlar aracılığı ile ders vermeye kalkarsın kendi soyuna. İnsanlığa…
           E hadi, sen aşağıla aşağılanacak olanı.
           Kurbağa olmak mı düşmüştü bizim payımıza az önceki üleşimde. Öyle olsun.
           Durgun, kokuşmuş batıklık sulaklıklarında gönüllerince yaşayarak nice yaşamlar geçirmiş kurbağalar. Geçirmişler ama, sapla samanı karım karım karıştığından da yakınmaya başlamışlar çoktandır. Sapla saman karışmış… Baş ile ayaklar karışmış… Ayakların bile baş olduğu söylenir dururmuş kaç zamandır.
           Kurbağaların ya da kurbağa insanların karım karım karışıkmış sosyal yaşamları. Mutsuz ve umutsuz görüyorlarmış kendilerini. Tanrıların da tanrısı olan Zeus’a açmışlar sıkıntılarını.
           -Kargaşa, düzensizlik almış başını gidiyor ey Zeus! Bize bir kral var. Düzene soksun yaşamımızı. Büyüklük göstersin bize…
           Kurbağa insanlar, “Sen eşşek olduktan sonra semer vuran çok olur…” yargısını unutup, kral istemişler başlarına…
           Gene bir gün, “Gücü yeten yetene… Kör tuttuğunu…” havasında günler yaşıyorken durgun, pis bataklık suyunda,
          -Küttt!..
           Tanrı Zeus, bir kütük atmış kurbağaların yaşadığı pis, durgun suya,
          -Alın! İşte sizin kralınız!..
           Kütüğün sıçrattığı sudan korkan kurbağa insanlar hazırola geçmişler. Bilinmeyenden korkar ya insanlar…
           Pis ve durgun suyun derinliklerine dalmış bütün kurbağalar. Canım ha kurbağalar, ha insan kurbağalar. Çıt yok… Vırraaak hiç mi hiç yok… Uzuuuun uyku dönemi…
           Atı alan, Üsküdar’ı geçiyor… Keser dönüyooor  sap dönüyooor, gün geliyor, hesap dönüyooor…
           Bir süre sonra aralarından biri, en yürekli olanı çıkıyor kurbağaların (Pardon, kurbağa insanların). Yavaş yavaş yanaşıyor “Kralınız!” diye gönderilen kütüğe. Çıt yok, hareket yok, kımıldanma bile yok…
           Biri, ikisi, üçü, beşi, onbeşi… Kimse, hiç kimse korkmuyor kraldan. Düzensizlik başlamış, kargaşa başlamış kurbağa insanların sosyal yaşamında.
           Düzen: Eski taaas, eski hamaaam…
           Kütük kral küçümsenmiş, küçümen bir “şey” olmuş kurbağa insanların gözünde. Koşmuşlar yine Zeus’a:
          -Konuşan, hareket eden, bağıran çağıran, korkutan bir kral gönder bize ey Zeus!..
           İnsanın boş konuşanından daha daha akıllıdır hayvanın doğru hareket edeni…
           Zeus tanrı… Kırar mı hiç kurbağa kullarını. Bir anda yerine getirmiş kurbağa kullarının kutsal isteklerini. Hem tanrılığını göstermiş, hem de, “Kendim için bir şey istiyorsam namerdim…” uyarınca yaşadığını göstermiş.
          -Alın, işte kralınız!..
           Amanııııınnn!..
           Bir leylek… Bir leylek kral…
           Yeni kral, leylek kral uzun boylu. Kocaman. Hareket mi hareket. Durup duracağı yok. Sallanır da sallanır.
           Leylek kral sallanır, leylek kralın insan kurbağa kulları ballandıkça ballanır. Ballanır da ballanır.
          -Kral dediğin böyle olur!..
          -Tam bize göre kral!..
          -E, aşk olsun yani!..
           Leylek kral göle iner inmez yutuvermiş yakaladığı ilk kurbağayı. Gaga mı yok sanki leylek kralda. Soktu mu suya, sallar çıkarır gagasını, karnı doya doya.
           Kütük kralın değişmesi için geçen uzun zamanca beklemez zaman. Kısa sürede gözlerine sokar kurbağa insanların yaptıkları yanlışı. Kendi kendilerine ettiklerini.
           Zeus.’a çıktıklarında, Atatürk’ün sözünü anımsatmış kurbağa insanlara Tanrı Zeus:
          -Milletler, layık oldukları yönetimle yönetilirler…
           Yaşadıkları göle bakmış kurbağalar. Köylerine, mahallelerine.
           Not: Anlatının kaynağı: Kelile ve Dinme-Beydeba