SÖZLERİN ATALARI By: Kenan Kalaycıoğlu Date: June 07, 2010, 09:51:41 AM
SÖZLERİN ATALARI
Televizyon kanallarının birinde sanırım kolu-bacağı düzgün diye görevlendirilmiş bir hanım kızı;
-Bu ne biçim atasözüymüş böyle.” Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.”mış.Hıh! Şaşarım akıllarına… diyerek hem yanlış olduğunu vurgulamak istemiş atalarının sözünün,hem de küçümsemiş atalarını.
Oysa; atalara saygı üzerine olsaydı programın içeriği,atalarına en çok kendisinin saygılı olduğunu savunup-savuracaktı aynı hanım kız.
İnsan bu…Görünen bir yüzü var,görünmeyen bin…
Bu durum üzeredir yazımız.Atasözlerimiz üzerine.
Atasözleri,atalarımızın yüzlerce yüzlerce yıllık deneyimlerinin sonucu olarak söylenmiş sözlerdir. Doğrulukları kesindir,tartışılamaz.Ancak,yerli yerinde kullanmak koşulu ile.Örneğin;
Yolu ile giden,yorulmaz.
Atasözlerinin yanlışlığını ileri sürmek,atalarımızın akıllarında bir yanlışlığın olduğunu savunmak anlamına gelir ki…
Atasözleri,yerinde kullanıldıkları zaman anlam kazanır,anlam anlatırlar.Yerinde kullanılmayınca, “saçmalık” gibi de algılanabilirler.Örneğin;kardeşin kardeşe kötülük ettiği bir ortamda,
Kardeşim olsun da kanlım olsun.değil,
Kardeşin iyisi olsa,Allah’ın da kardeşi olurdu.sözü kullanılırsa,yerinde kullanılmış olur.Doğru kullanılmış olur.Yoksa;
-Çocuklar,yangına ne ile koşulmalıdır?diye soran öğretmene,
-Yangına körükle koşulmalıdır öğretmenim! diye yanıt veren öğrenci,yazının başında,sunucu hanım kızın suçladığı konumdadır…
Atasözleri,yüzlerce yılın imbiğinden geçtiği için çürüğü-çalığı dökülmüştür.Gereksiz sözcük kalmamıştır yapılarında.Özlü bir yapıları vardır.
Sözcüklerinden kimilerini atamaz,sözcük ekleyemez,anlamdaş sözlüklerle değiştiremezsiniz. Örneğin;
Ak akçe, kara gün içindir.atasözü,
Beyaz para,siyah gün içidir.biçiminde söylenemez.
Atasözlerini anlayıp-yorumlayabilmek için,mecaz anlamlarını düşünmek gerekir çoğu kez sözcüklerin. Böyle olunca;”kötü gün,sıkıntılı gün…” anlamında algılanmalıdır “Ak akçe,kara gün içindir.”atasözündeki “ kara gün”.
Özdeyişler gibi,söyleyeni-yaratıcısı belli değildir atasözlerinin.Özdeyişin söyleyeni bilinir de,atasözü halkın ortak malıdır.
“Yüksek dağların tepelerinde hem kuşa,hem yılana rastlanır ama;biri uçarak yükselmiştir,diğeri sürünerek..” sözü bir özdeyiştir çünkü,Cenap Şahabettin’in sözüdür.
“Deveyi yardan uçuran,bir tutam ottur.”sözünün ise bilinen bir söyleyeni yoktur.Halkın ortak malıdır.
Ulusal kültürümüzü yansıtır atasözlerimiz.
Genellikle geniş zaman ya da buyuru kipindedir atasözlerinin eylemleri.
Ayağını yorganına göre uzat.(Buyuru kipinde)
Su uyur,düşman uyumaz.(Geniş zaman kipinde)
Atasözlerini anlamaya çalışırken,yorumlarken, sözcüklerin mecaz anlamlarını(sonradan konulmuş anlamlarını)düşünmenin doğru olacağını söylemiştik.
Bugünkü işini yarına bırakma.
Dost ile ye,iç ; alışveriş etme.atasözlerinde sözcükler gerçek anlamlarında düşünülüp,öylece yorum yapılabilir,yapılmalıdır.
Her gönülde bir aslan yatar.
Gönül bir sırça saraydır,kırılırsa yapılamaz. atasözlerinde ise; sözcükler gerçek anlamlarında alınırsa,yorum yanlış olur.”gönül,aslan,sırça saray, kırılmak” sözcükleri,sonradan kazandıkları anlamları ile algılanmalıdır.
Anlamı bilinmeyen sözcüğün kullanılması ne denli sakıncalı ise,anlamı bilinmeyen atasözünün kullanımı da öylesine tehlikelidir anlatımda.Öyleyse;
Anlamını bilmiyorsan,kullanma!
Bilmiyorsan,sus!
Kendi bilgisizliğini atalarına yıkıp da atalarını bilgisiz…göstermek,kendisinde bilgisizliğin karesinin karesi olduğunu sezdirip,dillendirmemek demektir…
Atalara saygısızlıktır.
Nankörlüktür.
Kültürümüz çok varsıldır atasözleri yönünden.Yeter ki kullanımlarını bilelim,yerinde kullanalım.Çünkü;
Taş,yerinde ağırdır…