YABANCI GÖZÜYLE By: Kenan Kalaycıoğlu Date: June 08, 2010, 11:38:38 AM
YABANCI GÖZÜYLE
Ya hiç mi hiç tanımadığınız, ya da adını sanını duyduğunuz ama ayrıntılarını bilmediğiniz kimi adlardan söz etmek istiyoruz bu kez size. Ne de olsa, meraklı bir varlık insanoğlu.
Yabancı gözü ile bakalım bizim olana.
Che Guevara adını duydunuz mu? Tanır mısınız Che’yi. İrlanda asıllı ve daha üç yaşındayken Boenos Aires’e yerleşti ailesi. Küba devrimi sonrasında, Küba yurttaşı olarak ilan edildi.
1965 yılında Fidel Castro tarafından Küba halkına okunan bir mektubu var Che Guevara’nın. Adını tarihe yazdıran bu devrimci, 9 Ekim 1967’ de kiralık bir katilin dokuz kurşunu ile öldürüldü. Dünya devrimci gençliğinin idolü durumundadır.
Che Guevara 1967 yılında Bolivya’da yakalanıp öldürüldüğünde, sırt çantasından Atatürk’ün Büyük Nutku çıkmış…
Fidel Castro’yu tanır mısınız? Küba devriminin önderlerinden olan Marksist Castro… İspanyol göçmeni. Upuzun yıllar Amerikan gizli servisinin ölüm listesinin ilk sıralarında yer almış olan Fidel Castro. 2006 yılında sağlık sorunları nedeniyle, Küba’nın yönetimini kardeşine devreden Castro.
12 Mayıs 1961 tarihinde, Havana’da görevli genç diplomatımız Bilal Şimşir’den bir isteği olmuş Fidel Castro’nun. Atatürk’ün Büyük Nutku’nu istemiş ısrarla diplomatımızdan. “Devrimci Mustafa Kemal Atatürk varken, Türk gençleri neden kendilerine başka önder arıyorlar!.. “ sözü ünlüdür Castro’nun.
Mao… Adı hepinize kolay gelen Mao. 1935 yılındaki ünlü Uzun Yürüyüş öncesinde Şankay Meydanı konuşmasında, “Ben, Çin’in Atatürk’üyüm…” sözü dünyada ün yapmış olan Mao…
Yunan komutanı General Trikopis’i çoğumuz biliriz. Yakın tarihimizde önemli bir yeri vardır. Büyük Taarruz sırasında General Trikopis ve komutanları tutsak alınmış. Gazi Mustafa Kemal onları oturtmuş ve teselli için, tarihte böyle örneklerin yaşandığını söylemiş kendilerine.
-Askeri görevimi yaptım ama, asıl görevimi yapamadım… diyen Trikopis, intihar etmediğinden yakınıyordu. Mustafa Kemal, askerlerine yanlış taktik verdikleri için yenildiklerini söylemiş komutanlarına ve Trikopis’e. Subaylardan biri,
-Bizimle konuşan general kimdir? diye sorup da,
-Mustafa Kemal… yanıtını alınca,
-Şimdi anladım bizim niçin yenildiğimizi. Bizim başkomutanımız İzmir’de, vapurda oturuyordu: demiş.
Yunan Başkomutanı Trikopis hiçbir zorlama olmadan her Cumhuriyet Bayramı’nda Atina’daki Türk Büyükelçiliğine giderek Atatürk’ün resminin önüne geçip, saygı duruşunda bulunurmuş…
İran… Komşumuz… Gerek var mı anlatmaya. 1938 yılında Atatürk’ün ölümünde Tahran gazetesinde yayımlanan bir şiir şöyle diyor: “Allah bir ülkeye yardım etmek isterse, onun elinden tutmak isterse, başına Mustafa Kemal gibi bir lider getirir…”
Yolunca gidip gitmediğimize bakalım…
General Mc Arthur’u Mustafa Kemal ile yaptığı görüşmesinden tanıyalım isterseniz. Söyle diyordu Mustafa Kemal’e General Mc Arthur:
-Görüşlerinize katılıyorum. Bana öyle geliyor ki, Avrupa’dan başlayan savaş, Asya’ya da yayılacaktır.
1938 yılında General Mc Arthur’un en zor, en sorunlu,en buhranlı döneminde danışman-senatör-bakan karışımından oluşan topluluğa,
-Şu anda hiç birinizi değil, büyük yetenek Mustafa Kemal’i görmek için neler vermezdim… demiş.
AB’yi, Avrupa Birliği’ni canım, bilmeyenimiz mi var!.. İsteklerini, dileklerini, direktiflerini… 2006 yılında, AB uyum yasaları gereği, devlet dairelerinden Atatürk resimlerinin kaldırılmasını istediğini…
O resimler çoooook ağır ama, kim kaldırabilecek!