|
Kenan Kalaycıoğlu
|
 |
« : Mart 30, 2010, 12:35:34 ÖS » |
|
DİLENCİLİK
İnsan zekasının yaratabildiği en üst davranış biçimlerinden biridir,başlıkta adını okuduğunuz davranış. Dilencilik… Emeğinizin karşılığı olmayan değeri,kullanım alanınıza sokmak.Emeğinizi vermediğiniz ‘ değer ‘ den yararlanmak. Koşuşturduğunuz kentinizin sokaklarında, alanlarında bunlara rastlamadığınız bir gününüz var mıdır? Bizim de yoktur. Siz de biz de hemen her dün, hemen her caddemizde karşılaşırız bu bize uzatılan ellerle. Duygularımıza uzatılan bu ellerle. Küçümsemeyiniz ama bu ‘ iş ‘ i. Basite almayınız. Kolay mı öyle etkilemek insanı. Üstelik bu insan, kent insanı. Dilencinin dilenmek için seçtiği insan, kent insanı. Mekanik insan… Kolay mı, kolay mı bu mekanik insanı etkilemek. Kolay ama, ‘ iş ‘ i bilene. Dilenmeyi bilene. Biriniz çıkıp da söyleyiniz bu yaşınıza deyin dilenciye bir kuruş bile vermediğinizi. E hadi, söyleyiniz canım! Söyleyemezsiniz. Biz de, biz de söyleyemeyiz. Faka basmışlığımız var. Sizin yok sanki. Sanki siz hiç mi hiç kullanılmadınız boynu bükük bir dilencinin beyni elinde. Trabzon’un Meydan Parkı boyunca yürüyoruz Paaattt!... Önümüzdeki genç, düştü… Yazık!... Bacaklarını çarpıyor, debeleniyor, ağzı köpürüyor… Davranıyoruz. İnsanlar davranıyorlar. Ölmedi ya canım insanlık!... Sara hastası olduğunu söylüyor kısa süre sonra genç. Katlanmış bir karton kutu çıkarıyor cebinden. İlacının kutusuymuş.İlacı bitmişmiş, alamıyormuşmuş. İnsanlık ölmedi ya, asgari ücretten daha çok para toplanıyor sara hastası genç için. Numune Hastanesi’ne alıp götürüyor hasta (!) yı, yardımsever birisi İnsanlık ölmedi ya canım! Ertesi gün, bir derneğin lokalinde karşılaştık o delikanlı ile. Dernek üyesi birkaç kişiyi aynı oyunla oyuna getirirken. Hay insanlık!... Şimdi siz halsiz, çaresiz, beceriksiz, aciz, daha bilmem nasıl insanların işi gibi mi bakıyorsunuz dilenciliğe? Yapmayınız! Yapmayınız sakın! Dilencilik akıl ister, beceri ister. Kimi insanlar vardır, açlıktan ölümü bile göze alırlar ama, dilencilik yapamazlar. Gerçi, modern dilencilik çıkalı, onların da sayıları pek azaldı. Dilenci beş para harcamadan, sizin-bizim-hepimizin duygularımızı ustaca kullanabilendir. Bu işi yapmak da beceri ister… Mide ister… O yapıya uygun yürek ister… Kimilerine göre ustalık olsun kaynağı, kimilerine göre de beceriksizlik ama, insanoğlu insanın buluşudur dilencilik. Yüce insan (!) ın yüce (!) buluşu… Amsterdam gecelerinde New York, Londra gecelerinde, açlıktan gözü dönmüş sokak köpeklerinin ağzından bir kemik parçası kapmak için canını dişine takan insanlar… Onlar da dilenci… Onlar da yüksek insanlığın yüksek ürünü. Hindistan’da Ganj Nehri kıyısında yarı kutsallık kazanmış insanlardır bu insanlar. İnsanın işi işte… Kendi yapaaar… kendi sataaar… Dilenen de kendisi, dilendiren de… Söz işte, uçar gider. Gerçekte herkes işine. Biz işimize, dilenci işine. Unutmayınız ama, bir tek amacı vardır dilencinin. Sizden almak… Vereceğinizi veriniz ama az ya da çok, sakın sakın nasihat vermeyiniz. Us ( akıl ) vermeye kalkmayınız sakın... Almaz… Ha! Bu dilencilerin nasıl ortaya çıktığını da bir düşünün. Düşünün. Sadakanızı vermeden önce. Sağlıklı düşünmeler.
|