Kenan Kalaycıoğlu Resmi Web Sitesi
Eylül 09, 2010, 09:43:53 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Kenan Kalaycıoğlu Resmi Web Sitesine Hoş Geldiniz...
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  

Reklamlar
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: TRAFİK ANLAYIŞIMIZ  (Okunma Sayısı 36 defa)
Kenan Kalaycıoğlu
VİP ÜYE
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 650



« : Mayıs 03, 2010, 11:47:13 ÖÖ »

             “Trafik kuralları, uzun araştırmalar sonucu belirlenmiştir.Bu kurallara uyunuz, uymayanları uyarınız.”
               Sürücüler, bu uyarı size!...
               Size de, ey yayalar!...
               Sürücüler de, yayalar da hep birlikte bir devinim(hareket) durumunda olduğumuza göre, uyarı hepimiz için geçerli.
               Durum böyle ama, insan olmanın genel kurallarına uymayan insandan, insan olmanın genel kuralına göre belki daha dar anlamlı olan trafik kuralına uyma uygar davranışı nasıl beklenebilir ki…
               Daha mı açık olsun istiyorsunuz.Sokağına, toplum içinde tükürme uygulamasından yüzü kızarmayanın trafik anlayışından ne beklenmeli…
               Sıradan günlerimizdeki ölümlü-yaralanmalı trafik kazası sayımız besbelli.Her akşam haberler için televizyon karşısına geçtiğimizde, “Beklenen durum” anlayışı ile izliyoruz trafik kazası haberlerini.Ölümleri, yaralanmaları, parasal yıkımları…
                Durumu kanıksadık…
                Sözümüz:Kırmızı ışıkta geçilmez…
                Uygulamamız:Ben geçerim…
                Sorunun başlangıcı eğitim.Eğitilmemiş “insan görünümlü yaratık” a insan gözü ile bakmak…Bütün sorun burada işte.
                Fizik’in (F) sinden haberi olmayana “güç” ün, motor gücünün ne olduğunu kimse, hiç kimse anlatamaz.
Yineleyelim.İnsan önce insan olmalı, sürücü olmadan önce.
                 Oda başkanı, “Benim esnafım korna çalmaz! Ça-la-maz!...”diye masa yumrukluyor yerel televizyonda, sürücü esnaf da korna yumrukluyor direksiyon simidinin ortasında, yolda, dolmuş duraklarında.”Yolcu beni görür de dolmuşuma biner…” diye.Dolmuşun yolcu beklediği başka diyarlar da var mıdır acaba?
                  Yayalarımız?...Yürüyenlerimiz?...Araçlardan da öncelikli görüyor onların çoğu trafikte kendilerini.
Araç durabilir ama, ben duramam.Onun freni var, ya benim…Döner sırtının altını yolunca gelen araca, atar kendisini aracın yoluna.
                   İşte size trafik…Alıp götürün, örnek gösterin Avrupa Birliği’ne…Yanımdaki bir başkan öyle demişti bir toplantıda.Avrupalılar çok şeyi bizden öğrendi(!) ler.diye
                   Kentin en işlek caddelerinde bile inemiyor yaya kaldırımlarından aşağıya kimi araçlar, inemiyorlar bir türlü.Kural bilmeyen, kural tanımayan sürücüler gibi.Geçmişte, kaldırım boyunca park edilirdi araçlar kaldırımlara.Sürüne–sıkışa geçebilirdi yanlarından yayalar.Şimdi moda değişti.Dikine dikine park ediliyor kaldırımlara araçlar.Kaldırımlar araçlarla dilim dilim Di-lim-le-ni-yor…
                    Hep sürücüler mi…Hep yayalar mı…Biz ne kravatlılar, ne papyonlular gördük Kahramanmaraş Caddesi’nde, sigara küllüğünü caddeye boşaltan.
Önündeki sürücüye ışıkla uyarı üstüne uyarı yapan.
                    Tahsil, cehaletin bir kısmını alıp götürüyor.
“Şey” varsa, baki kalıyor işte.Gördüğünüz üzre.
                    Ya müzik ?...
                    Sürücülerimiz çoğu, müzik hayır kurumu gibi.Canla-başla hizmet veriyorlar evinde müzik dinleme olanağı olmayanlara…Ama işin doğrusu, bu konuda olanaksız olan da yok…Dolmuş müziği, bilmem hangi dönemlerin işkence unsuru gibi.
                      Trafik uzmanı olacağız diye ders çalışıyor değiliz sınava girmek için.Kesinlikle değiliz.03-09 Mayıs Trafik Haftası.Çorbada tuzumuz olsun istedik.Trafik anlayışımız çok büzük çünkü, çok çok bozuk.Bu konuda da çok gerisindeyiz uygar ülkelerin.Oysa, başarabiliriz.
Benimsersek, doğrusunu ve güzelini uygulayabiliriz.
Buna gücümüz yeter.İstersek yararlanmayabiliriz.İstersek ölmeyebiliriz.İstersek aracımız kırılmayabilir.
                      Son olarak bir öneri.Hangi türden olursanız olunuz babalar, direksiyon başındayken, çocuklarınızı kucağınıza oturtmayınız.
Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Site Map | Arsiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.2 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.056 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu